Türk Futbolunu Bu Hale Getirenlere Sesleniş…


3 Temmuz’dan bu yana çok zaman geçti…

Bu kadar zaman içinde;

Çok farklı Yorumlar,Çok farklı Savunmalar,Çok farklı Yaklaşımlar gördük duyduk…

Ama herkes tek şeyi bekledi;

Şahısların olmasa da kurumların dürüst ve tarafsız olmasını….

Çünki şahıslar taraf tutabilirdi ama kurumlar yapamazdı, yapmamalıydı…

Sizce neden hala Fenerbahçe ligten düşürülmedi…

Galatasaraylılar neden ısrarcı gerekenin yapılması hakkında…

Sadece kuru kuruya bir rekabetmi…

Emin olun her Galatasaraylı önce şunu sorguluyor ve aslında bunda emin de;

“ Aynı şey Galatasaray’ın başına gelseydi ne olurdu… “

“ TFF ve şu anda Fenerbahçe yandaşlığına soyunanlar aynı tavrı yine gösterirmiydi ? “

Emin olun şu anki durumla en ufak bir benzerlik olmazdı… Yani hiçbiri olmazdı…
Hiçbirini yapmazlardı…

Zaten Galatasaray tepkisinin de en büyük sebebi bu….

Hatta “ Fenerbahçe yi en azından şimdilik düşürmeyelim , çünki eksikliği Türk Futbolunda hissedilir “ şeklindeki savunmaya şu soruyu sormak istiyorum;

Ey Fenerbahçe yandaşları;

“ Eğer Fenerbahçe’nin yaptıkları yanına kalsaydı yani eğer bu olay yargıya intikal etmeden kapansaydı veya hiç kimse farkına varmasaydı ve Fenerbahçe tüm bu yaptığı hile ve şikeler sayesinde Türk Futbolunda tek takım durumuna gelseydi;
Daha açık söylemle Türk Futbolunun en büyük ve güçlü rakipsiz takımı olsaydı o zamanda çıkıp ;

“ Fenerbahçe durdurulmalı, yaptıkları haksız rekabete yolaçıyor, Galatasaray, Beşiktaş , Trabzonspor da bu ülke için gerekli klüpler “ dermiydiniz ? Yoksa;

“ Ne yapalım kardeşim onlar kötü yönetildi, yanlışlar yaptılar ve bu duruma düştüler.. Kendileri etti, kendileri de buldu “ mu derdiniz ?

E o zaman sorun ne… Şimdide aynı şeyi söyleyin işte…

Fenerbahçe eğer amiyane tabirle enselenmeseydi, herşey Fenerbahçe açısından yolunda gitseydi 3 maymunu oynayıp Fenerbahçenin hileli yükselişini alkışlayacaktınız ya…

Hemde hakkı hukuku hiç sorgulamadan…

Zaten aslında Sn.Başbakan R.Tayyip Erdoğan, TFF başkanı Mehmet ali Aydınlar , UEFA asbaşknı Şenes Erzik Fenerbahçeliyken ne güzel olacaktı… Değilmi herşey…

Ne güzel kendi camnızca kurduğunuz hayal dünyasında yaşayıp gidecektiniz…

O zaman siz doğrularımı yapmış olacaktınız ?…

Peki şimdi doğrularımı yapıyorsunuz ?…

İki sorununda cevabı hayır olduğuna göre yanlıştan en kısa sürede dönün ve yasal gerekenleri bir an önce yapın…

Yapın ki çocuklarınıza torunlarınıza, sizden küçük insanlara doğru örnek olun…

Sizler görevlerinizi layığıyla yapmadınız;

Hiç olmazsa bugünün küçükleri yarının büyüklerine kötü örnek olmayın …

Hiç olmazsa arkanızdan küfürlerle lanetlerle andırmayın kendinizi…

Hiç olmazsa hayatınızda bir kez olsun haklıyı savunun ve gözetin…

Hiç olmazsa hayatınızda bir kez olsun haksıza ve hileciye dur deyin, geçit vermeyin…

Emin olun eğer bunları yapmazsanız sizin kazancınız 3 kuruşluk bir sezon ve şampiyonluk dışında bir şey olmaz ama kaybınız daha doğrusu ülke olarak kaybımız milyon Eurolarla ifade edilemeyecek kadar çok olur…

Gurur, güven, saygı, anlayış, yardımlaşma, ülke olarak yükselme ve ileri gitme hepsi sadece okul sabahları söylenen andımız dizeleri ve okul kitapları dışına çıkmayan bir hayal olur….

Herkes Olanların Farkında !!!


Fenerbahçe ne yapmaya çalışıyor…

41 yaşındayım, artık hayatı daha fazla öğrendim….

Hele liseden beri ( yaklaşık 15-16 yaşında olsam) Yaklaşık çeyrek asırdır ( 25 yıldır) Türk Futbolunu takip ettiğimi düşünürsek tanımam için oldukça uzun zaman…

Artık kimin ne olduğunu biliyorum demiyorum; ezberledim…

*** Fener Selçuk Yula’nın jubilesini yapmadı, Selçuk Galatasaray’a geldi ve jubilesini Galatasaray yapıverdi,

*** Rıdvan Galatasaray’la anlaştı, sonra Ergun Gürsoy’u kandırıp Fenere gitti,

*** Tanju en güzel yıllarını Galatasaray’da yaşamışken para uğruna Fenere gitti; başına gelmedik kalmadı…

*** Fenerin hakemle kazandığı bir maç sonrası Aziz Yıldırım; ” Hakemlerin üzerine fazla gitmemeli, onlarda insan” dedi…

*** Ama aynı Aziz Yıldırım 1 hafta sonra (sözde) hakem yüzünden kaybettikleri bir maç sonrası ” Bu hakemlerle bu lig bitmez” dedi…

*** Galatasaray’ın sayısız başarısı varken Fener ŞL de ÇF oynadı ” Türk Futbolunda bir ilk” denildi…

Saymakla bitmez……

Artık kimin ne mal olduğunu herkes biliyor….

Ama sadece şuna kızıyorum daha doğrusu böyle yapanlara sesleniyorum;

Ya

a) ” Yaptıklarınızın mantıklı işler olmadığını düşünemeyecek ve ses çıkarmayacak kadar aptal ve gerizekalı olduğumuzu düşünerek bunları yapıyor olmalısınız !!! ”

Yada

b) ” Bizim yapılanların farkında olmadığımızı düşünecek kadar aptal ve gerizekalısınız…”

Bizler kendimizi biliyoruz…. Herşeyin Farkındayız…

O zaman geriye tek seçenek kalıyor;

…………..B şıkkı……………..

Futbol ile Para ilişkisi….


Futbol ile Para ilişkisi….

Futbolda para gereklimi… Veya ne kadar gerekli….
Futbol ile para ilişkisi boya ile tiner ilişkisine benzer…
Evet yanlış duymadınız… Boya ve tiner…
Boya yapanlar iyi bilir ; Boyanın içine tiner ayarında, kararında katılmalı…
Eğer boya katılmazsa veya az katılırsa ekonomik olmaz…
Çabucak biter ve uzun soluklu olmaz…
Ama aksine çok katılırsa da bu sefer işin suyu çıkar adeta…
Boya özelliğini kaybeder… Boyanın rengi kaybolur…
Artık duvara boya değil tiner sürersiniz…
Gelelim şu an futbolun son durumuna…
Ne yazık ki para şu anda o kadar çok katılmış ki futbolun içine ;
 futbolun tüm özelliğini, tüm güzelliğini , tüm rengini kaybetmesine yol açmış…
Şimdi ise o tinerciler ne yazıkki suçunu kabul etmek bir yana, keşke daha fazla tiner olsaydı diye düşünüyor.
Amaç boya yapmanın ötesine geçip tinerciliğe dönüşmüş…
Bilmem doğru bir benzetme oldumu…

FENERE DESTEK VERMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR ! SONUCUNA DA KATLANIR !


“FENERE DESTEK VERMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR” MANTIĞI

3 Temmuzda Şike Soruşturması başladığından bu yana FB taraftarının Klübe ve başkanlarına bağlılığı dikkat çekici boyutta oldu hep… Peki başkanlarının her zaman iddaalı söylemleri dikkat çekmedimi… Hatta “ bir gün herkes FB li olacak” sözü zaten yeteri kadar iddaalı değilmi…
Neydi bu kadar emin olunmasının sebebi sizce… Klübe , başkana , yönetime ve camiaya olan inanç olarak açıklamak yeterlimi… Bence yeterli değil hatta cevap o değil zaten…

Hatırlarsınız ; Adnan Polat Moskova Aziz Yıldırım üçgeninde bazı iddialar ortaya atılmış ancak olay fazla büyümemiş hatta Aziz Yıldırım tarafından hiçbir şey söylenmeden kapanmıştı… İyide madem bu kadar ilginç şeyler ortaya atılmasına rağmen ne A.Polat ne de A.Yıldırım cephesinden hiç bir şey söylenmemesi sadece “demekki doğru değilmiş” olarak mı açıklanacak…

Kanımca ortada Moskova olayı var veya yok ama ortada tehdit vardı… AY dan AP a yapılmış bir tehdit…

Aziz Yıldırım’ın kullandığı strateji ile malum örgütün stratejisi örtüşüyor. Farkındamısınız 2 bahsekonu oluşumda da üyelerin (taraftarların) biribirinden çekinme korkma ( sen demekki bizden değilsin ) baskısı ve sonucunda aşağılanma ve zarar görme korkusu var. Ya da bu oluşum içerisinde var olarak elde bulunan menfaatleri kaybetme korkusu var… Örneğin bu korkuyu GS veya BJK içinde göremiyoruz. Herkes herşeyi söyleyebiliyor, muhalefet olabiliyor.

FB muhteşem bir şekilde geçen Aziz Yıldırımlı yıllarmı geçirdi peki ; HAYIR… eee hem başarısız olunacak hemde ses çıkaran olmayacak…

Size Vefa Küçük desem… acaba neden 1 oyla kaybettiği seçimin ardından birdaha hiç adı bile anılmadı…

aynı şekilde Aziz Yılmaz nolduda birden bire sustu ve hiç konuşmadı…

Peki Ali Şen ; sadece bayramda seyranda ortaya çıkıp 2 kelam edecek birimidir… Düşünün birkere Ali Şen gibi birisi bile FB nin doğru dürüst başarısı olmadığı halde susabiliyor. Ali Şen i bile susturup etkisiz hale getirebilecek başka bir güç ne olabilir… Sadece bunu da Aziz Yıldırıma mutlak destek olarakmı açıklayacağız… sadece bu kadar mı yani ? ……

Gelelim soruşturmaya; FB şike yaptı deniliyor ama ligten düşürülemiyor.
Sizde TFF başkanı M.Ali Aydınların sanki çok şey var söyleceği ama adeta boğazında düğümleniyor hissine kapıldınızmı…
Acaba sadece klübü FB ye sadece zarar vermek mi istemiyor yoksa çekindiği birşeymi var birimi var ya da birileri…
Sürekli bir oyalama taktiği…

OLAY ŞUDUR;

Aziz Yıldırım bu stratejiyi Fenerbahçe’yi yönetirken her fırsatta kullanmıştır…
Gerektiğinde maç şikesi yapmış gerektiğinde ise parasal anlamda kendine menfaat sağlamada kullanmıştır…

Camiayı kendine malum örgütün stratejisi ile kendine bağlamış… FB ye ne olursa olsun destek vermeyen bizden değildir baskısı oluşturmuş.
Bazı kesimleri de (Fenerbahçe’den beslenen bazı klüpleri) desteği ile kendine bağlamış, böylece “Elimizdeki imkanlar gitmesinde biz susalım ” düşüncesi hakim olmuştur…

Ayrıca konuşulması gereken diğer konu; Aziz Y. ın malum NATO ve TSK müteahhiti olarak anılması durumu…

Peki tüm bunlar gerçekse o zaman Aziz Y. sadece şikeden vs adi suçlardanmı yargılanacak….

Yoksa Suç örgütü teşkilinden mi ?….

Tarih 19 Mayıs 2010… GS ve FB sitelerinin giriş sayfalarında dikkat çekici bir durum vardı. Normal olarak Bayram Kutlama mesajı yer alması gerekirken, dikkat çeken şuydu…; Aziz Yıldırım “Herşey büyük Fenerbahçe için” derken bile kendini gösteriyordu bir eliyle…