Türk Futbolundaki Vizyonsuzluk ve Galatasaray -1


Bizim yöneticilerimiz dünya çapında spor kulübü değil adeta panayır oyuncağı yönetir gibi yönetince bu hale geldik.

Bugün gerek geçmiş, gerek bugün ki gerekse muhtemel yöneticiler içinde ;
“gerekirse 10 sene şampiyon olmayalım, gerekirse hiç bir başarı gelmesin ama liseli kavramı devam etsin.yok olmasın.” mantığında olan insanlar var.
Yani hiç birinin başarı umurunda değil. Sadece ego tatmini peşinde. Adeta askerlik devam etsin. Savaş kaybedilsin vatan elden gitsin ama askeri disiplin sürsün.
Bu düşünce adeta pranga ayaklarımızda…

Haaa. Dış güçleri ve müdahalelerini hepimiz biliyoruz . O yüzden konuşmadım. Ama yinede değinmek isterim.

Bugün özellikle medya asla Galatasaray’ı başarılı olsun istemez. Hele ki bugün ki siyasi düzende bu imkansız zaten.. Bu yüzden kimse onu göze alamaz.

Bakın abartılı gelebilir ama, misal biz üstüste 3 kez Şampiyonlar Ligini kazansak şu anki hem siyasi hem sportif güçler şöyle bir karar alırlar ;
“Galatasaray yeterince başarı elde etti. Bundan sonra Avrupa Kupalarına gitmeyecek.” Emin olun yaparlar.
Çünki amaç üzüm yemek değil. Önce bağcıyı dövmek sonra da üzümü başkasına yedirmek.

Bugün hangimiz spora ve özellikle futbola gönül rahatlığı ile masum ve temiz gözüyle bakıyor. Ama onların bu umrunda değil ki. Onlar için önemli olan BİRİSİNİ ! mutlu etmek. Kraldan çok kralcılık.
Bakın açık açık söylüyorum; Bizi yönetenler içinde de buna hizmet edenler var. Ama gönülden ama korkudan… İster kabul edin ister etmeyin.

Ayrıca önemli bir konu da ; Ülkemizde özellikle sportif alanda kimse alıp başını gitmek istemez. Çünki ülkemizde daha azını yaparak çok para kazanmak mümkün.
Niye Aziz Feneri bırakamıyor. Neden bıraksın. Ezeli rakibinin başarı anlamında altında kalmasına rağmen en çok prim yapan ve para kazanan kulüp.Başarıya endeksli bir taraftar kitlesi yok.

Yahu biz bu ülkede ” Süper Ligde taraftar heyecanını kaybetti düşmemiz daha iyi oldu yeniden yeni bir heyecanla bir alt ligde tekrar üst lige çıkmak için mücadele edeceğiz” diyen yöneticiler gördük.

Yetmedi , bir elendiği Avrupa kupası maçından sonra ” Bu avrupa kupası maçı ligin ilk maçı için iyi bir hazırlık oldu” diyenleri de gördük.

Yani amaç ANDIMIZ daki gibi ” Yükselmek ileri gitmektir” olmadı ki hiç.
Gerçek mantık “Azıcık kıpırdan sonra tekrar geri kal. Sonra duruma göre tekrar kıpırdanırsın” Durum budur.

Eskiden ufak tefek engeller çıkar eğer iyi ve doğru yönetilirsek hepsinin altından kalkardık. Başarı gelirdi.
Ama şimdi hem içeriden hem dışarıdan darbe üstüne darbe yiyoruz. Bu durumda şu an ki halimiz bile sevindirici geliyor bana.

Bugün bizim kulübümüz çatısında bile bu sığ ve gerici zihniyete sahip insanlar var.

Yıllar önce İlhan Cavcav şunu demişti :
” İstesem Gençlerbirliği ‘ni şampiyon yaparım ama bu ticaretin mantığına ters gelir. Çünki çok para yatırmak lazım. Ama Yatırdığım parayı alamam. Hem her sene isterler aynısını. Yapamayacağıma göre neden uğraşayım.”

Bunu biz gazete köşesinde okumuştum. Düşünün adam daha o yıllarda futbola bakışını açıklamıştı :” Ticari”

Yani kısacası biz hem rakiple hem de bu zihniyetle mücadele ediyoruz aslında… Saygılar…