Galatasaray 110.Years Logo’s (ByAhmetGS17)


Untitled-1

Reklamlar

İstesek Fener’i…


Ben diyorum ki ; Şu an istesek Feneri inanılmaz zor duruma sokarız. Adeta şah-mat durumuna getiririz. Hamlesi kalmaz .

Nasıl mı?

Şu an Galatasaray’ın yapacağı 2-3 üst düzey transfer karşısında ya ayak uydurucaklar ve zaten batağın eşiğinde olan mali durumları dip yapacak,
Veya sportif anlamda geride kalmayı kabullenecekler.

Aslında anlatmak istediğim sadece para veya transfer vs değil…Hatta bu fikirlerimi kendime saklayacaktım.
Ancak az önce gördüğüm ” Galatasaray Yıldırım Demirören’i destekleyecek” haberinden sonra bu fikrimin doğruluğuna kanaat getirip konuyu açmaya karar verdim.

Gördüm ki Türk Futbolunun genelinde “ORTALAMA BAŞARILAR” diye bir kavram var. Kimse diğerinin ölmesini istemiyor.
Adeta filmlerdeki baş rollerin filmin sonuna kadar sağ kalmasına benziyor.

Galatasaray ve Fenerbahçe arasında taraftar ve camia bazında aslında çok büyük bir fark var;
Biz daha çok sportif ve evrensel başarıya önem verirken Fenerliler daha çok lokal ve belirli hedeflere karşı alınan başarılara hatta sadece sportif başarı değil başka üstünlüklere de önem veriyor. Rakibe atılan iki gönderme onları mutlu ediyor. İki kinayeli sözle dünyanın en mutlu insanı oluyor. Gönülleri hoş tutulunca yetiyor.

Bizim hedeflerimiz; Bu hedefler doğrultusunda hamleler yapıldıktan sonra her zaman üstün tutar bizi. Ama gel gör ki o hamleler gelmiyor bizden farkındaysanız.
Hani boksör karşındakini döver döver ama son bitirici yumruğu vurmaz ya onun gibi…

Bu bana göre her biri kendince farklı bir cephe gibi görünse de üstte “TÜRK FUTBOLU” genelinde olayların düşünülüp “Aman kimse zarar görmesin” endişesinden mi kaynaklanıyor.
Yoksa birilerince engelleme mi geliyor. Belki siyasi, belki medya, belki sponsorlarca bir engelleme.

Hani bir anlamda ” Ya işte böyle devam etsin, herkes ekmek yesin.Kimse kimsenin ekmeğiyle oynamasın” mantığı mı var…

Elbette sadece şu an için konuşmuyorum; Geçmişte de Fenerin eline aynı kozlar geçmiş ve aynı şekilde davranmış olabilirler mi?
Özellikle Adnan Polat zamanında yaşadığımız hem mali hem de sportif zorluklar ve başarısızlıklar döneminde…

Yani bir anlamda pek dilim varmıyor ama danışıklı döğüş mü var ortada. Suni ,yapmacık kavgalar falan.

Şu an tekrarlamak istiyorum istesek Feneri bitiririz diye düşünüyorum. Ama yapmıyoruz. Tam tur bindirecekken hemen el frenine asılıyoruz.

Türkiye’nin Celtic’i gibi kalmamız istenmiyor mu acaba.

Özellikle yabancı kuralı değiştiğinde Anadolu kulüplerinin başkan ve yöneticilerinin artık arsızca yaptıkları açıklamalar bile buna örnek olabilir.

Ellerindeki yerli futbolcuları fahiş futbolcuları 4 büyüklere pazarlama imkanını kaybettiklerini fütursuzca anlatmadılar mı.

Yani bir anlamda “Arada kavga döğüş olsun ama abartmayalım,uzatmayalım ” gibi bir anlaşma varmış gibi bir zaman sonra unutulup gidiyor.
Veya “İstediğin kadar döv ama öldürmek yasak” kuralı var gibi…

3 Temmuz sürecinde bırakın Galatasaray’ı bu konuda asıl mağdur Trabzonspor’un sadece sözde kalan çıkışlarından ve en sonunda adeta geri viteslerinden bu sonucu çıkarmam normal değil mi.

Bu süreçte Galatasaray ve Trabzonspor sırt sırta verip Feneri bitiremezmiydi mesela. İnanıyorum ki Fenerin esamesi kalmazdı ortada.Ama yapılmadı.

Bakın şikeye Galatasaray destek verdi demiyorum; Sadece acımasızlık yapmadı.
Aslında şu soru geliyor aklıma; Acaba aynı durumda biz olsaydık Fener bize aynı merhameti ve davranışı yapar mıydı?
Sanmıyorum… En azından daha hırpalardı öldürmese bile. Daha geri gitmemizi isterdi. Yarışta daha avantajlı duruma gelmek için bizi daha da aşağı indirmek isterdi öldürmese bile.
Ama biz hem Fenere darbe vurmuyoruz hem de elimizi uzatıp kalkmasına yardım ediyoruz sanki…

Ama karşımızda sadece Fenerle mücadele etmediğimizi unutuyoruz.

Mesela medya … Her fırsatta anti-Galatasaray haberlerine devam ediyor.

Mesela Ülker Fenerin sponsorluğu yapıyor ve her türlü desteği veriyor Fenere. Biz ise hala Ülker yazısını formamızın arkasında tutuyoruz.

Açıkçası bu ortam hoşuma gitmiyor. Belki 3-5 takviye ve doğru hamleyle bir anda değil Türkiye Liginde ;Avrupa’da da iddalı duruma gelmek varken hala Bilal ile falan uğraşıyoruz.

Hatta Muslera ve Sneijder’ın satılması bile gündemden düşmedi. Neden gündemde. Birileri rahatsız mı oluyor bizim böyle oyunculara sahip olmamızdan.

“Aman gitsin şunlar da şöyle ortalama takımlar ve bir futbol ortamı oluşsun” mu isteniyor. Kısacası “Sıradanlaşmış bir futbol” mu isteniyor.

Sonrasında suni olarak parlatılmış Demirören’in söylemindeki gibi tekrar ” Avrupa’nın en değerli 6.ligi” geyiği rahatça konuşulabilsin mi isteniyor.

Neyse biraz uzun oldu kusura bakmayın. Aslında çok konuşacağım şey var, onları da peyderpey bu başlık altında yazmaya çalışacağım.

Saygılar…